« Önceki |

8/8/2008

GÜLCE



Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir dilber kal'asının burcunda
Vazgeçilmez belaya nazır
Topuklarım boşluğun avucunda
Derin yar adımı çağırır
Kaldım parmaklarımın ucunda

Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir gamzelik rüzgar yetecek
Ha itti beni, ha itecek

Uçurumun kenarındayım Hızır
Divan hazır
Ferman hazır
Kurban hazır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Başım döner, beynim bulanır
El etmez
Gel etmez
Gözleri bir ret, bir davet
Gülce uzak uzak dolanır
Mecaz değil
Maraz değil
Gülce semavi bir afet

Uçurum kenarındayım Hızır
Gülce bir beyaz sihir
Canıma bedel bir haz
Nar ve nurdan bir zehir
Gülce Araf'ta infaz
Bir tek bakışıyla suyum ısınır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır

Uçurumun kenarındayım Hızır
Ben fakir
El hakir
Bin taksir
Cahil cesaretimi alem tanır
Ateşten
Kalleşten
Mızraklı gürzden
Dabbetülarzdan
Deccal'dan, yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben
Tir tir titriyorum Gülce'den
Ödüm patlıyor Gülce'ye bakmaktan
Nutkum tutuluyor, ürperiyorum
Saniyeler gözlerimde birer can
Her saniyede bir can veriyorum.

Ömer Lütfü METE


4/8/2008

DEME BARİ

Bir yudum aşkını bana çok gördün
Çöllere atıp da yüz deme bari
Vermek istemedin istmemek verdin
Kendini kendinden süz deme bari

Hem herşeyde varsın hem hepsinde yok
Elestte tek oldun dünyada bir çok
Hem yay ol diyorsun hem hedef hem ok
Çıktığım yokuşa düz deme bari

Beni tat diyerek sen beni tattın
Sanki beni benim için yarattın
Vuslat bile yoktu hicrana attın
Bensiz ol benimle gez deme bari

Tövbeye muhtaçken tövbemin ahı
Sensiz işlemedim hiçbir günahı
Madem ki sağımdan çektin eyvahı
Solumda durana yaz deme bari

Güya her perdeden öte yerdesin
Ya perde yok ya sen sana perdesin
Tamam sustum sormuyorum nerdesin
Taktığın perdeye göz deme bari

Nice dilberleri peşine takıp
Kimin yolda kimin çölde bırakıp
Hadi gel der gibi uzaktan bakıp
Attığın kazığa naz deme bari

Serdar TUNCER

7/5/2008

Bir Ben...


 

 

 

Kinim, zemheri gibi üzülmeksizin akıyor

Sağanak sağanak içimdeki çukurların üzerine

Bir ben büyüyor kaktüslerin üzerinde

Bir ben...dikeni geçmiş kalbimin üzerine.

Çok sonraları anladım, gök mavi, yaprak yeşil, deniz tuzlu...

Gülücüklerin arkasındaki siluetler hep puslu

Sanmalarım; dağ, bayırlarda hayat.

İnsen çıkan hep yokuş.

İçmelerim var bir görsen bir anlasan zamanları.

Hani devşirirken kendimce gelmişi, geçmişi, anları.

Medresende rahle, başımı vur göğsüne başla beni besmeleyle

Muskanda yazılı harfin tezhibiyim ben.

Yastığındaki işleme, başındaki yaşmağım ben.

Sancılar var ellerim tutamıyor artık düşlerini.

Çığlıklar boğum boğum sıkıveriyor hislerimi

Bir ben kaldım küçüklüğüm kadar aklımda

Bir ben...iki patik, bir lastik gözlerinde gülümsemeyle şimdi ben.

 

ALINTI 

7/5/2008

Sen İstanbul Kokardın


 


 

 

 

 

Martıların gözlerinden dinledim

İstanbul'un boğazı yanmış dün gece

Yıldızlar şahitlik etmiş, güya suçlu benmişim

Oysa can, yemin olsun yanağımdan süzülen denize

Ben bu şehre yüreğimi içirmedim

 

Göklerden hicran yağdı, İstanbul'lu bir geceydi

Yere düşen her damlanın yüreğinde sen vardın

İsmin dudaklarımda idamlık bilmeceydi

Yalansa kahrolayım, sen İstanbul kokardın

 

Sevda dediğin bir busedir dudağımda

Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi...

Utanır, intihar ederdi ölüm,

Hayata rest çekip ağladığımda,

Korkak gibi, tutsak gibi, yaşanmamış an gibi...

Ben lal olmuş bülbülüm, sen deli gülsün bağımda

Toprak gibi, yaprak gibi, candan özge can gibi

Kuş uçmaz kervan geçmez dağımda,

Kah aşkı yağan kar tanesi

Kah Leyla tüten rüzgardın

Zambak gibi leylak gibi,

Sigaramda duman gibi

Sevdiceğim, sen İstanbul kokardın

 

Dayadım ondörtlüğü İstanbul'un şakağına

İstediğim gül içmekti gözlerinden bir yudum

Seni sordum gündüzlerce bu şehrin her sokağına

Söylemedi, inat ettim gece seni uyudum

 

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim

Ay'la toprak şahittir, şahittir denizle gece

Sensizken, İstanbul'da bir kez olsun gülmedim

Yıllar kapımı çaldı, ellerinde vur emri

Yokluğun var sen yoktun, ölüm geldi ölmedim

Ağladım yüreğimde sen, sende divane İstanbul

Aşkından hatıra dedim göz yaşımı silmedim

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim

Belki de can ben bu şehri güller için çok sevdim

 

Gözlerimden dökülen yaş denizi ıslatıyor

Sevda kilim, hasret nakış, gönül derdi dokuyor

Çatlayası deli yürek 'sen sen' diye atıyor

Oy gece gözlüm oy, İstanbul SEN kokuyor

 

Serdar TUNCER 

23/4/2008

Sensiz Yarım

Her şey yarım

Dışarıda sensiz bir pazartesi

Yeniden başlamak lazım

Hatırlamamak en iyisi

 

Sensiz yarım

Yaşanacak ne varsa

Bir yanım

Merhaba diyor sabaha

Zifir karanlıkta kalmış

Sensiz yarım

 

Şarkılar yarım

Susmuş radyolarda aşk

Çekip gidişin gibi

Kapkara büyüyor yokluğunun cehennemi

Yanıyor tutuşmuş yarım

 

Resimler yarım

Gözlerin yok saçların yok

El ele gülmüşüz güllerin önünde

Ellerin yok

Ağlıyor gülen yarım

 

Sözler yarım

Unutulmuş ne varsa sevdaya dair

En güzel yerinden vurmuşsun aşkı

Seni seviyorum desem ne olur

Lal olmuş söyleyen yarım

 

Kapılar yarım

Vurup gidişin ardına bakmaksızın

Bir sızı bırakmışsın

Acıyor her kapı çalınışta

Seni bekleyen yarım

 

Sensiz yarım

Yaşanacak ne varsa

Bir yanım

Merhaba diyor sabaha

Zifir karanlıkta kalmış

Sensiz yarım

 

Aşk yarım

Ben yarım

Her şey yarım

Dışarıda sensiz bir pazartesi

Yeniden başlamak lazım

Hatırlamamak en iyisi

Hatırlamamak en iyisi

 

İbrahim SADRİ